İletişime Geçin
İzmir
[email protected]
Ph: +905447338254
Back

Ücretsiz Ev Emekçileri için Sosyal Kooperatifçilik

ARKA PLAN

Sosyal kooperatifler, toplumsal olarak dışlanmış grupların güvenceli çalışma yoluyla topluma yeniden dahil edilmesini amaçlarlar (CICOPA, 2004). Sosyal bir kooperatif olan Genç İşi Kooperatif, 2015 yılından bugüne Avrupa Birliği (AB) refah devleti modellerinde sosyal içerme işlevi üstlenen diğer sosyal kooperatiflere birlikte Türkiye’de bu ihtiyaca yönelik alan açılması için uluslararası ağ oluşturma ve yaygınlaştırma çalışmaları yürütmektedir. İncelenerek raporlanan ve ulusal ölçekte yaygınlaştırılan bu çalışmalar arasında: Sivil Düşün AB Programı desteğiyle gerçekleştirilen İtalya, Belçika, İspanya, Hırvatistan dayanışma ağı örnekleri ve Hollings Center işbirligiyle ABD, Tunus, Lübnan dayanışma ağı örnekleri bulunmaktadır.

Genç İşi Kooperatif, toplumsal olarak dışlanan 5 hassas gruba yönelik sosyal kooperatifçilik strateji belgesi üretmiştir. Bu sosyal gruplar arasında: engelliler; ücretsiz ev emekçileri; işsiz ve örgün öğretimde olmayan gençler (NEET); mülteciler; kent çeperinde yerleşik gruplar bulunmaktadır. Üretilen stratejik belgeler, Genç İşi Kooperatif’in konu hakkındaki kurumsal tutumunu ve yöngörüsünü yansıtmaktadır. Bu strateji belgelerinin içerdikleri eğitim, kapasite geliştirme ve savunu faaliyetleri, yurtiçinde ve yurtdışında bulunan sosyal dayanışma ekonomisi ağlarının destekleri ve işbirlikleri sayesinde uygulanacaktır.

Bu strateji belgeleri Genç İşi Kooperatif’in konu hakkındaki kurumsal tutumunu ve yöngörüsünü yansıtmaktadır.

MEVCUT DURUM

Ücretsiz iş, bir hanehalkı içinde veya dışında tüketilen ancak piyasada satışa sunulmayan mal ve hizmetlerin üretimini ifade eder (Miranda, 2011). Bir faaliyetin iş olarak tanımlanması için o faaliyeti başka bir şahsın piyasada para karşılığı yapıyor olması kıstas alınır. Ücretsiz emekçiliğin çeşitli kategorileri mevcuttur: ücretsiz bakım hizmeti  (yaşlı, çocuk vb. yönelik); gönüllü çalışma; ücretsiz ev emekçiliği; ücretsiz aile işçiliği (özellikle tarım); veya ücretli işyerlerinde ücretsiz şekilde yapılan iş. Bu strateji belgesi ise, yalnız ücretsiz ev emekçisi kadınlara odaklanmaktadır.

Erkek (15-64) Kadın (15-64)
İşgücüne katılma oranı (%) 79.0 39.0
İşsizlik oranı (%) 10.3 15.0
İşgücüne dahil olmayan nüfus 5.651.000 16.350.000

Tablo 1. Temel İşgücü İstatistikleri. Kaynak: TÜİK (2018). İşgücü İstatistikleri

Erkek (15+) Kadın (15+)
İş aramayıp çalışmaya hazır olanların orani (%) 9.0 6.6
Ev işleriyle meşgul olanların oranı (%) 0 54.4
Çalışamaz halde hasta-engelli olanların oranı (%) 16.0 13.3

Tablo 2. Çalışmayanların meşguliyet durumu. Kaynak: TÜİK (2018). İşgücü İstatistikleri

Türkiye’de kadınlar erkeklere göre işgücüne çok daha az katılmaktadır. Güncel verilere göre Türkiye’de 16 milyondan fazla kadın işgücüne dahil değildir (Tablo 1). Kadınların işgücüne katıl(a)mama nedenlerinin başında ev işleriyle meşguliyet gelmektedir (Tablo 2). İl bazında bakıldığında ise ev işleriyle meşguliyetin işgücüne katıl(a)mama nedeni olarak belirtildiği en yüksek bölgeler: TR81 Zonguldak Karabük Bartın (%75); TRC1 Gaziantep Adıyaman Kilis (%74); TRA1 Erzurum Erzincan Bayburt (%70), en düşük bölgeler ise: TR81 Kastamonu Çankırı Sinop (%37); TRB1 Malatya Elazığ Bingöl Tunceli (%38); TR21 Tekirdağ Edirne Kırklareli (%39)’dir (TÜİK, 2018).

Çalış(a)mayan kadınlar günlerinin yaklaşık 5 saatini hanehalkı ve aile bakımı için ayırmaktadır (TÜİK, 2015). Hanehalkı ve aile bakım hizmetleri ile uğraşan ve çalış(a)mayan kadınlar zamanlarının %44’unu gıda yönetimi, %23’unu hane bakımı, %14’unu ise çocuk bakımına harcamaktadır (TÜİK, 2015). İşgücü ve zaman kullanımı istatistiklerinde cinsiyetler arası dengesizliğin  gösterdiği genelgeçer sonuç, erkeğin tek başına ev geçimini sağladığı ailelerde kadınların ev işleriyle ilgilendiği ve işgücüne katıl(a)madığı yönündedir. Şehirde yerleşik kadınlar arasında yapılan bir çalışmada (İlkkaracan, 2012), gayri memnun çalış(a)mayan kadınların (tüm grup arasında %70’i teşkil ediyor) yaklaşık yarısı aile ekonomisine katkı sağlamak, üçte biri ise ekonomik özgürlüğüne kavuşmak/özerklik kazanmak, beşte biri ise kişisel tatmin için çalışmak istediğini belirtmişlerdir.  Öte yandan, çalış(a)mayan ve bu durumdan memnun olan kadınların yalnızca beşte biri “kadın, bir ücret karşılığında çalışmamalıdır” beyanında bulunmuşlardır. Kadının ev işleriyle meşgul olmasını öğütleyen ataerkil, toplumsal ve çoğunlukla muhafazakar kabullerin, işgücünde ol(a)mayan tüm kadınlar tarafından paylaşıldığı hükmüne varmak mümkün görünmemektedir (İlkkaracan, 2012).

Ücretsiz ev emekçilerinin işgücüne katılımının önündeki engeller iki boyutludur:

  1. Emek Arzı: Ücretsiz ev emekçilerinin sahip olduğu vasıf, yetkinlik ve iş deneyimi kısıtlamaları; becerilerinin akreditasyon eksiği, örgün öğrenim geçmişi (diploma) kısıtlamaları; emek arzının potansiyel süreksizliği (yarı zamanlı çalışma veya dönemsel çalışma isteği); bakım yükümlülükleri.
  2. Emek Talebi: İşverenlerin talep ettiği beceri ve yetkinliklerin ücretsiz ev emekçilerinde bulunamaması; işe alımda kadın adaylara özgü ayrımcılık; kadın emeğine talebin kısıtlı sayıda emek-yoğun sektörde yoğunlaşması.

ÜSTÜN UYGULAMALAR

Namlieh, 9 kadın kooperatifi ve derneği tarafından kurulmuş, 40 farklı yöreden 100’den fazla ürün çeşidi ile faaliyet gösteren Lübnan’ın kadınlar tarafından yönetilen tek kooperatif ağıdır. Kooperatifin ana hedefi kırsal bölgede yaşayan kadınların iş hayatına katılmasını sağlamaktır. Bu amaç doğrultusunda kırsal bölgede yaşayan kadınlara ulaşılarak çeşitli üretim, zanaat ve el işi eğitimleri verilmekte ve üretilen ürünlerin Beyrut merkezinde yer alan mağazalarında ve internet üzerinden tüketicilere ulaştırılmasına aracılık etmekte olan bir kooperatif ağıdır.

SEWA (Kendi İşinde Çalışan Kadınlar Örgütü), Hindistan’ın Ahmedabad merkezli düşük gelirli işlerde kayıtdışı çalışan kadınları bir araya getiren, yasal statüsü sendika olan bir çatı örgütlenmesidir. Gandici sendikal hareketin içinden doğan Ela Bhatt’ın 1972’de kurduğu bugün 2 milyondan fazla kadını örgütleyen dünyanın en büyük kadın işçi hareketlerinden biridir. Bünyesinde 11.610 ortaklı 84 kooperatifi barındırmaktadır. Gıda, bakım hizmetleri, kredi-finansman, sağlık, barınma ve sigorta alanları dahil ortaklarına bir refah devleti misali hizmet sunmaktadır.

HomeNet (Uluslararası Ev Eksenli Çalışan İşçiler Ağı) ve SEWA Türkiye 1999 yılında temaslarda bulunmuşlardır. Ev eksenli çalışan kadınlar çalışma grubunun tüzelleşen ilk ayağı ‘Avcılar Ev Eksenli Çalışan Kadınlar Küçük Sanat Kooperatifi’’dir. Takiben, Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin desteğiyle kurulan ‘Kuştepe Ev Eksenli Çalışan Kadınlar Kooperatifi’ mevcuttur. Türkiye ‘HomeNet Ev Eksenli Çalışan Kadınlar Ağı’ 2004 ve 2011 yıllarında sendikalaşmayı tartışmak için toplanmışlardır. Ev-eksenli Çalışan Kadınlar ve Sosyal Haklar Derneği 2011 yılında Diyarbakır’da kurulmuş, 2015-2016 yıllarında örgütlenme projesi yapmıştır. ‘Ev Eksenli Çalışanlar Sendikası’ 2009 yılında kurulmuştur. Türkiye’de 2019 itibariyle faal olan en etkin örgüt ‘Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’ desteğiyle yürütülen Simurg Kadın Kooperatifleri Birliğidir.

TÜRKİYE BAĞLAMINDA GZFT ANALİZİ

İktisadi üretimden dışlanmış kesimlerin, yoksulluktan kurtulma yolunda bir bilinç geliştirmeleri, dayanışmacı emek örgütleri ile üretime katılmaları, böylece siyasal alanda etkileme ve pazarlık etme güçlerini elde edebilmeleri için kooperatifler bir çözüm yoludur (Darıcı, 2007: 220). Ücretsiz ev emekçilerinin işgücüne katılabilmeleri ve emeklerinin karşılığını alabilmeleri, kurulacak kooperatifler sayesinde sağlanabilir. Ev eksenli çalışan kadınlar tarafından kurulmuş kooperatifler çoğunlukla el emeği ürünleri üretimi, ev yemekleri ve yöresel gıda üretimi, kuaförlük hizmetleri, kadın ve çocuk merkezleri kurulması, sosyal ve sanatsal destekler sunulmasi gibi faaliyetlerde bulunmaktadırlar (Özdemir ve Yılmaz, 2011: 74). Ücretsiz ev emekçilerinin kooperatifleşmesi sürecinin GZFT analizi aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Kadının ev işleriyle meşgul olmasını öğütleyen ataerkil ve çoğunlukla muhafazakar kabullerin, işgücünde ol(a)mayan tüm kadınlar tarafından paylaşıldığı hükmüne varmak mümkün görünmemektedir.

TÜRKİYE BAĞLAMINDA GZFT ANALİZİ

Zayıf Yönler
  • Kooperatiflerin, ortaklarında sahiplenme ve aidiyet duygusu oluşturması,
  • Kooperatiflerin demokratik olarak yönetilmesi, ekonomik açıdan yönetime katılmaya olanak sağlaması, şeffaf ve hesap verebilir bir yapı olması kooperatifleşmek isteyen gruplar için güven sağlar,
  • Kooperatifleşmenin farklı sektörlerde yer alabilmesi, başarı sağlamalarını ve kapasitelerini geliştirebilmelerini mümkün kılar ve kooperatifleşmek isteyen gruplar açısından çeşitlilik yaratır,
  • Özellikle iş gücünden dışlanan ev emekçileri, kooperatif gibi kendi söz sahibi oldukları ve çalışma saatlerini kendileri belirleyebildiği işletmeleri kurmaya daha yatkındırlar,
  • Örgütlenme tabandan başladığı için birlikte hareket etme duygusu ve uyum daha yüksek olur,
  • Kooperatifler, herhangi bir etnik, politik ya da dinsel nedenden dolayı birbirinden kopan toplulukların yeniden bir araya gelip ortak hareket etmesine yardımcı olan yapılar olduğu için kooperatifleşmek isteyen gruplar için uyum firsati sunarlar,
Güçlü Yönler
  • Kooperatif kurma aşamasındaki sermaye yetersizlikleri,
  • Kooperatif kurmak isteyen sosyal grupların kooperatifleşme süreci ve kooperatifler hakkında yeterli bilgi birikimine sahip olamaması,
  • Kooperatifleşmek isteyen grupların eğitim düzeyinin kısıtlı olması ve mali okuryazarlığın eksik kalması
  • Kooperatifleşmek isteyen grupların eğitim, denetim, danışmanlık, ve teknik hizmete erişiminin yetersizliği,
  • Bazı kooperatif türlerinde yaşanan olumsuzluklar nedeni ile ortaya çıkan güven ve imaj sorunu,
  • Cinsiyet eşitsizliği nedeniyle kadınların kendi hanehalkından bile destek görememeleri ve hatta engellenmeleri,
  • Potansiyel kooperatif ortaklarının hanede bakım yükümlülükleri (çocuk veya yaşlı) olması,
Fırsatlar
  • Yerel yönetimlerin ve sosyal dayanışma ekonomisi bileşenlerinin, kooperatifleşmek isteyen gruplara destek vermesi,
  • Basında kooperatiflerin tanınırlığının artması ve olumlu etkileşim olması,
  • Dünyada, pek çok toplumsal ve ekonomik sorunun çözümünde kooperatiflerin sağladığı katkı ve faydanın giderek daha yaygın biçimde algılanması,
  • Ürün ya da hizmet arzını koordine etmek suretiyle bireylerin ya da küçük işletmelerin pazar gücünü artırmaları,
  • Toplumsal cinsiyet rollerinin giderek değişmeye başlaması ve aile içi sorumlulukların paylaşılmaya başlanması.
Tehditler
  • Kooperatiflere yönelik devlet desteklerinin bütüncül olmaması ve kısıtlı kalması
  • İlgili Bakanlıklar dışında kalan kamu kurumlarında temel kooperatifçilik bilgisinin bulunmaması,
  • Çok uluslu şirketlerin yerel düzeydeki piyasa üstünlüklerinin ve ayrıcalıklarının, yerelde yeni kurulacak kooperatifler için  bir tehdit oluşturması,
  • Dünya’da ve Türkiye’de küresel kapitalizmin tekrar eden darboğazlarından yerelin olumsuz etkilenmesi,
  • Reel hanehalkı gelirlerinin kısıtlı artışı dolayısıyla ücretsiz ev emekçilerinin yaptığı iş için dışarıdan ücretli hizmet alma eğiliminin düşük kalması

GENÇ İŞİ KOOPERATİF'İN YÖNGÖRÜSÜ

Ücretsiz ev emekçileri, farklı dezavantajlı grupların kooperatifleşme süreçlerine katkıda bulunan Genç İşi Kooperatif’in gündemine 2019 yılı itibariyle girecektir. Genç İşi Kooperatif’in 2019-2021 yılları içerisinde mevcut bilgi, birikim ve deneyimlerini bu alanda kurulacak kooperatifler ile paylaşması, kuruluş öncesi ve sonrası verilecek destekler ile ücretsiz ev emekçilerinin kooperatifleşmesi sürecine destek olması öngörülmektedir. Bu kapsamda atılacak ilk adım, yerel yönetim işbirlikleri ile saha araştırmaları yapılması ve aşağıda anılan verilerin elde edilmesidir:

  1. Ücretsiz ev emekçilerinin demografik (yaş, cinsiyet, hanehalkı büyüklüğü vb.), sosyo-ekonomik (hanehalkı geliri, maddi yoksunluk durumu, zaman kullanımı) profillerinin belirlenmesi.
  2. İstihdam edilebilirlik profilinin belirlenmesi.
    1. Katılım engelleri: bakım yükümlülükleri; özgüven/istek durumu; üretim merkezlerinden fiziki uzaklık).
    2. İstihdam engelleri: eğitim durumu; mesleki beceri/yeterlilik; davranışsal/bilişsel beceriler.
    3. Bilgiden haberdarlık durumu: eğitim/katılım teşvikleri; girişim destekleri ve dayanışma olanakları.
  3. Kooperatif işletmelerinin girebileceği yerel iş kollarının ve yerel toplumsal ihtiyaçların belirlenmesi.

Elde edilen verilerin analizi doğrultusunda, kadınların hangi iş kolunda öncelikli olarak ücretli çalışma hayatına katılabileceği, ihtiyaçları ve öncelikleri tespit edilmelidir. Bir sonraki adım farklı alanlardaki hedef gruplarının belirlenerek, bu kapsamda yerellerde kurulabilecek uygun kooperatif modellerinin yer aldığı bir araştırma raporunun hazırlanmasıdır. Araştırma raporu ışığında, yerel yönetimlerin bu konuda politika üretmesi ve ücretsiz ev emekçilerinin kooperatifler yoluyla tam ve güvenceli istihdamı için kaynak yaratılması konusunda destek sağlanacaktır. Genç İşi Kooperatif, kuruluşları sonrası kooperatiflere özgü hazırlanacak eğitim modülleri ile ortakların sosyal kooperatifçiliğin evrensel standartlarını benimsemesi, kooperatiflerin kurumsallaşması, sosyal dayanışma ekonomisine katılımı, kaynak yaratılması ve proje geliştirilmesi gibi konularda bilgi aktarımı ile de kooperatif çalışmalarının devamlılığının sağlanmasını destekleyecektir.

Ülkemizdeki mevcut kadın kooperatiflerinin odaklandığı üretim alanları kısıtlıdır. Üretilen mal ve hizmetlere yönelik piyasa talebinin ve toplumsal ihtiyacın kısıtlı olması sebebiyle kooperatiflerimizin büyüme/genişleme ölçeği de sınırlanmıştır. Bu noktada ücretsiz ev emekçisi kadınlar için tahayyül edilen kooperatifleşme yöngörüsü, kurulacak kooperatiflere yeni gelişme ve genişleme alanları yaratmayı önceleyerek şu yönlerde olabilir:

  • Yerel ve ulusal değer zincirleri daha yakından incelenerek, kadın kooperatiflerinin göreli üstünlüğünün olduğu iş ve ürün kollarının tespiti. Örneğin, sosyal bakım hizmetleri gibi alanların Türkiye’nin yaşlanan nüfusu gereği önem kazanmasından dolayı muhakkak bu iş kollarına yönelinmesi,
  • Yaşam boyu beceri ve yetkinlik inşası uygulamalarının kooperatifin ortaklarına sunduğu hizmetlerin arasına alınması,
  • Ortaklık yoluyla sosyal güvence hakkı kazanılması için yasal ve ana sözleşmesel adımların atılması,
  • Yalnızca kadınların ortak olabildiği kadın girişimi kooperatiflerinin üretim/operasyon sürecinde yarattığı kısıtlar göz önünde bulundurularak karma ortaklık yapısı seçeneğinin üzerinde durulması,
  • Örgütlenmede verimli sonuçlar veren mahalle-bazlı kooperatifleşmenin üzerinde durulması,
  • Kooperatifin özerkliğine zarar verme riskine karşı belediye veya yerel mülki idare ile maddi ilişkiye girme eğiliminin tekrar düşünülmesi,
  • Bir ticari işletme olan kooperatiflerin piyasada rekabetçiliğinin artırılması için kaynak geliştirilmesi, pazarlama ve dijital yetkinliklerin geliştirilmesine odaklanılması önerilmektedir.

SONUÇ

Arkaplan: Sosyal kooperatifler, toplumsal olarak dışlanmış grupların güvenceli çalışma yoluyla topluma yeniden entegre edilmesini amaçlarlar. Bu yönde Genç İşi Kooperatif,  sosyal kooperatiflerin yaygınlaşması amacıyla çalışmalar yürütmektedir.

Toplumsal sorun: Türkiye’de 21 milyonun üzerinde işgücüne dahil ol(a)mayan nüfus bulunmaktadır ve bu nüfusun büyük kısmını hanehalkı ve aile bakım hizmetleri ile uğraşan, ücretsiz ev emekçisi kadınlar oluşturmaktadır. İşgücü ve zaman kullanımı istatistiklerinde cinsiyetler arası dengesizliğin gösterdiği genelgeçer sonuç, yalnızca erkeğin evin geçimini sağlayan kişi olduğu ve kadınların ev işleriyle ilgilenip işgücüne katıl(a)madığı yönündedir.

Olası çözümler: (1) Ücretsiz ev emekçisi kadınların doğrudan kooperatifleşerek üretim yapmasını sağlamak. (2) Ücretsiz ev emekçisi kadınların yaptıkları hizmetleri, kooperatif çatısı altında birleştirerek ekonomik özgürlüklerini edinmelerini sağlamak.

Yöngörümüz: Genç İşi Kooperatif’in mevcut bilgi, birikim ve deneyimlerini bu alanda kurulacak kooperatifler ile paylaşarak, kuruluş öncesi ve  sonrası verilecek destekler ile ücretsiz ev emekçisi kadınların kooperatifleşmesi ve bir örgütlenme alanı bulması sürecine öncülük etmesi öngörülmektedir.

Bilgilendirme

KVKK Politikası